top of page

Zaman Tünelindeki İyileşme: Hipnoz ve Regresyon Terapisiyle Derinlemesine İyileşme Yolculuğu


ikolog Londra Londra Terapi Merkezleri Kişisel Dönüşüm Londra Duygusal İyileşme Terapisi Londra Anksiyete Tedavisi Londra Stres Azaltma Terapisi Londra Fobi Tedavisi Londra Londra Psikoterapist Hipnoterapi Uzmanı Londra Geçmiş Yaşantıları Hatırlama Terapisi Londra Londra'da Regresyon Terapisi Hizmetleri Geçmiş İncelenmesi Terapisi Londra Hipnozla İçsel Keşif Londra Londra'da Hipnozla İyileşme Geçmişe Dönüş Terapisi Londra Duygusal Blokların Çözülmesi Londra Londra'da Zaman Tüneli Terapisi Bilinçaltı İşleme Terapisi Londra Londra Hipnoz Terapisi Hipnoz Uzmanı Londra Bilinçaltı Hipnoz Terapisi Londra Londra'da Hipnoterapist Anksiyete Hipnozu Londra Stres Azaltma Hipnozu Londra Sigara Bırakma Hipnozu Londra Kilo Kaybı Hipnozu Londra Fobi Tedavisi Hipnozu Londra İçsel Dönüşüm Hipnozu Londra Özsaygı Geliştirme Hipnozu Londra Gece Uykusuzluk Hipnozu Londra Hipnozla Gevşeme Londra Londra Hipnoterapi Merkezi Hipnoz Tedavi Fiyatları Londra Hipnozla Kişisel Gelişim Londra Londra'da Oturum Bazlı Hipnoz Terapisi Kendini Keşfetme Hipnozu Londra Hipnozla Zihinsel Netlik Londra Londra'da Hipnoz Tedavisi Deneyimleri Sorular ve yanıtlarla hipnoz hakkında bilmek istediğiniz herşey Hipnoz Nedir? Hipnoz, bakışla, sözle veya bazı yardımcı nesneler kullanılarak, telkin ile oluşturulan özel bir bilinç hâlidir. Bir başka deyişle bir trans hâlidir. Bu trans sırasında, kişi çevreden gelen tüm (ses, ışık, koku vb.) uyaranlara kendini kapatır veya aldırmazken, hipnoz yapan kişinin telkinlerini artmış bir dikkatle dinler, anlar ve gönüllü katılımla uygular.  Hipnoterapi Nedir? Hipnoz aracılığı ile (hipnoz sırasında) uygulanan tedavilere verilen genel isimdir.  Hipnoz bir uyku mudur? Hipnoz kesinlikle bir uyku hâli değildir. Dışarıdan bakıldığında, hipnozdaki kişi sanki derin ve huzurlu bir uykudaymış gibi görünür. Aynı yanlış gözlemi yapan İskoç Doktor James Braid 1840 yılında bu trans hâline, Eski Yunan’daki uyku tanrısı Hypnosis’tenesinlenerek hipnoz adını vermiştir. Çok kısa bir süre sonra bizzat Dr. Braid bu trans hâlinin uyku olmadığını fark etmiş ve hipnoz adının uygun olmadığını açıklamış olmasına karşın, bu yerleşmiş olduğu için hipnoz adının kullanımı devam edegelmiştir.   Bir kişi, isteği dışında zorla ya da farkında olmaksızın hipnoza sokulabilir mi?  Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir. Hipnoz yapan kişi, hipnoza girmeyi gönüllü olarak kabul eden kişiye hipnoza girmesini sağlayacak bazı telkinler verir. Kişi bu telkinleri uygulayarak hipnoza girer. Hipnoza girmek istemeyen bir kişi kendisine söylenen telkinleri gerçekleştirmeyi reddedeceği için hipnoza girmez.   Hipnozdaki kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini olduğu gibi kabul eder ve aynen uygular mı?  Hayır!Hipnoz sırasında kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnoz yapan kişinin söylediği her şeyi duyar, anlar, hatta yargılar. Yapması istenilen şey kişinin sosyal ve ahlâki değerlerine uygun değil ise kabul etmez, uygulamaz. Israr edilirse kişi hipnozdan çıkar.  Hipnoza giren bir kişi istemediği hâlde sırlarını açıklar mı?  Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez, özel bilgileri vermez. Hipnozdaki kişi ancak, söyleyeceği şeylerin kendisi için (örneğin hastalığının tedavisinde işe yarayacağı şeklinde) yararlı olacağına inanır ve hipnoz yapan kişiye güvenirse sorulan sorulara yanıtlar verir.   Hipnozdan “uyanamamak” mümkün müdür? Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak diye bir şey olamaz. Hipnoz yapan hekim, terapi sonunda kişiye hipnozdan çıkacağı telkinini verdiği zaman kişi hipnozdan çıkarak gözlerini açar.  Hipnoz nasıl oluşur? Hipnoza girmenin temel koşulları nelerdir? Hipnozun oluşmasında üç temel unsur vardır: Gönüllülük, konsantrasyon ve hayal gücü. Hipnoza başlanırken, kişi önce hipnoza girme konusunda gönüllü ve istekli olmalıdır. Gönüllü ve istekli olan kişi, hekimin kendisine söylediği (hipnoza giriş için verdiği) telkin cümlesine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır. Sonra da söylenen telkinin içeriğini hayal ederek gerçekleştirir. Buradan da anlaşılabileceği gibi bir kişinin hipnoza girebilmesi için gönüllü olması, konsantrasyonunun ve hayal gücünün yeterli olması zorunludur. Veya bir başka deyişle isteksiz, gönülsüz olanlar ya da konsantrasyonu ve hayal gücü yetersiz olanlar hipnoza giremezler.   Hipnoza yatkınlık (hipnotizabilite) ne demektir? Herkes hipnoza girebilir mi? Hipnoza girebilme yetisine hipnotizabilite (hipnoza yatkınlık) adı verilmiştir. Herkesin hipnoza yatkınlığı (hipnotizabilite) farklıdır. Bu nedenle herkes hipnoza giremez. Çocuklar hipnoza son derece yatkındırlar. Yapılan araştırma sonuçları, hipnoza yatkınlığın en fazla olduğu dönemin 6-10 yaş arası olduğunu göstermiştir. Yaş ilerledikçe hipnoza yatkınlık giderek azalır. Genel olarak toplumun %10-15’inde hipnoza yatkınlık yoktur. Bu kesim kesinlikle hipnoza giremez. Toplumun %70-80’inde orta düzeyde bir hipnoza yatkınlık, %10-15’inde ise yüksek düzeyde hipnoza yatkınlık vardır. Yani toplumun büyük bir çoğunluğu hipnoza girebilmektedir.   Hipnoza yatkınlığı etkileyen etkenler nelerdir? Hipnoza yatkınlık yetisi, kişilik yapılarına ve içinde bulunulan ruhsal rahatsızlığabağlı olarak değişmektedir. Örneğin, kuşkucu, kimseye güvenmeyen, her şeyi kontrol etmeye çalışan ya da kendisini herkesten çok üstün ve değerli gören kişilik yapılarına sahip olan kişiler kolay kolay hipnoza giremezler. Aynı şekilde obsesif-kompulsif bozukluk, şizofreni, ağır depresyon, paranoid bozukluk ve demans (bunama) hastalarının hipnoza yatkınlıkları sağlıklı insanlara göre daha düşüktür.   Kimler Hipnoz Yapabilir?  Çoğu ülkede, hipnoz “tıbbî bir girişim” olarak kabul edildiği için, gösteri amaçlı sahne hipnozu yasaklanmıştır. Hipnoz yapma yetkisi, sadece tedavi amacıyla, hipnoz ve hipnoterapi eğitimi almış hekimler, diş hekimleri ve klinik psikologlara tanınmıştır. Bu son derecede yerinde bir uygulamadır. Çünkü hipnoz yapmak çok kolay bir uygulama olmakla birlikte hipnoz aracılığı ile hastalıkların tedavisini yapmak yani hipnoterapi uygulamak, hipnoz bilgisinin yanı sıra söz konusu hastalıklar ve tedavileri hakkındaki özel mesleki bilgileri de ayrıntılı bilmeyi ve bu konuda yetkili olmayı gerektirir.   Hekimler, hipnoterapiyi eğitimini aldıkları kendi uzmanlık alanlarında uygulamalıdırlar. Çünkü hem eğitimleri hem de yasal yetkileri kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlıdır. Örneğin Astım hastalığı konusunda göğüs hastalıkları uzmanı, ağrısız doğumda kadın-doğum uzmanı, cilt hastalıkları konusunda dermatolog, ruhsal hastalıklarda psikiyatri uzmanı, diş çekimi ve diş eti hastalıklarında dişhekimleri hem bilgi ve yeterlilik hem de yasal olarak yetkilidirler. Çünkü söz konusu hastalıkları hipnoterapi ile tedavi ederlerken kendi uzmanlık bilgilerini hipnoz içinde uygulayacaklardır.  Hipnoz yapmayı bilmek diş hekimine panik bozukluğu’nu tedavi etme veya psikiyatri uzmanına ağrısız doğum yaptırma, radyoloji uzmanına cinsel işlev bozukluklarını tedavi konusunda yetki vermemektedir. Her uzman hipnoterapiyi kendi uzmanlık sınırları içinde uyguladığı takdirde başarılı olacaktır.  Çoğu ülkede, hekim olmadıkları hâlde psikolojik sorunlarda hipnoterapi yapma yetkisi, ruhsal sorunlar ve hastalıklar konusunda lisansüstü eğitim almış klinik psikologlara da tanınmıştır. Ancak ülkemizdeki sağlık yasalarına göre psikologlara bu hak tanınmamıştır. Bazı az sayıda ülkede hipnoterapi yapma yetkisi hekim kontrolü altında ve sadece bazı kısıtlı alanlarda olmak koşulu ile yukarıda yazılanların dışında hemşire, sosyal hizmet uzmanı gibi mesleklere de tanınmıştır.  Hipnozla geçmiş hayatlara veya geleceğe gitmek mümkün müdür?  Kesinlikle hayır! Maâlesef en çok kötüye kullanılan sahalardan biri de budur. Belki kişinin kendi hayatındaki bazı bilinçdışına bastırılmış rahatsızlık verici hatıraları ortaya çıkarmakta kullanılabilirse de, bu çok özel ve kesinlikle uzmanlarca uygulanabilecek bir tekniktir. Önceki hayatlara ve hele geleceğe gitmek mümkün olsaydı, herkes Toto, Loto, Altılı Ganyan ve aklınıza gelebilecek her şeyi görüp zamanın akışını değiştirirdi! Böyle vaatlerle yaklaşan birin kesinlikle şarlatan veya kendisi psikiyatrik hasta olan birisi olduğunu düşünebilirsiniz.  Hipnoz nerelerde / hangi hastalıklarda kullanılabilir?  Genel Tıpda: Ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kronik fiziksel ağrılı hastalıklar, trigeminal nevralji, ağrısız doğum, kanser ağrılarında), hipnoanestezi ile cerrahi girişimlerde (ameliyatlar, diş çekimi ve diş eti rezeksiyonlarında), psikosomatik hastalıklarda (astım, esansiyel hipertansiyon, psöriazis, ülser, ülseratif kolit, irritabl kolon, siğil tedavisinde),  Psikiyatride: Tik, kekemelik, enüresis noktürna (gece işemeleri), trikotilomani, yeme bozuklukları, obezite, psikojenik ağrı bozukluğu, konversiyon bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, sigara bağımlılığı, dissosiyatif bozukluklar, fobiler, panik bozukluğu, agorafobi, sosyal fobi, sınav kaygısı, travma sonrası stres bozukluğu…  Hipnoterapistlik bir uzmanlık mıdır?  “Hipnoterapistlik” adı verilmiş olan akademik bir uzmanlık alanı veya unvanı yoktur. Hipnoz yapmayı bilmek veya uygulamak bir kişiye hipnoterapist unvanını kazandırmaz. Asıl olan, hipnoz yapan hekimin tıp fakültesini bitirdikten sonra ihtisas eğitimini alarak hak kazandığı (kadın-doğum, cilt hastalıkları, iç hastalıkları, psikiyatri gibi) uzmanlıktır. Hipnoz ise, bu kişilerin kendi uzmanlık alanı içindeki hastalıkları tedavi etmek için gerekli olduğu zamanlarda kullandıkları bir “tedavi aracı” ve bir tekniktir.   Hipnoz ve Hipnoterapinin Ülkemizdeki Yasal Konumu Nedir?  Ülkemizde hipnoz ve hipnoterapi uygulaması için henüz yasal bir düzenleme yoktur. Bu nedenle kimler tarafından hangi durumlarda hipnoz uygulanabileceği, kimlerin eğitim verebileceği belirsizdir. 2000’li yıllara değin, hekimlerin yanı sıra, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları başta olmak üzere kendilerine astrolog, medyum, yaşam koçu vb. adı veren hemen herkes, hipnoz uyguladığını, hastalıkları tedavi ettiğini söylemekte internet ortamında bunu ilan etmekteydiler. Televizyon kanallarında hipnoz uygulamaları sergilenmekteydi.   Hulya Avşar Show programında Norveç’li bir kişi tarafından seri hâlinde hipnoz uygulamaları yapılması nedeniyle Türkiye Psikiyatri Derneği ve Tıbbî Hipnoz Derneğinin o dönemdeki yöneticilerinin yoğun kampanyası sonuç vermiştir. Haziran 2000’de İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından Hülya Avşar hakkında “Yetkili mercilerin genel sağlığın korunması için verdiği emre uymamak” suçunu düzenleyen TCK’nın 526. maddesi gereğince 3 ay ilâ 6 ay arasında hafif hapis cezasına çarptırılması istemiyle dava açılmış, sonuçta hipnoz programları yayından kaldırılmıştır.  Hipnoz ve hipnoterapi konusunda yasal düzenleme gerekliliğini sürekli savunan ve Bakanlığa birçok kez başvuran Türkiye Psikiyatri Derneği’nin çabaları sonucunda Sağlık Bakanlığı tarafından “Hipnoz ve Hipnoterapi Uygulanması Hakkında Yönetmelik taslağı” hazırlanarak 17.02.2004 tarihinde tartışılması amacıyla bakanlık web sitesine konulmuştur (http://www.saglik.gov.tr/extras/birimler/temel/hipnoz_taslak.pdf). Ancak günümüze değin hâlâ bu taslağa resmiyet kazandırılmamıştır.   Bu alandaki son gelişme, Sağlık Bakanlığının Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün19/10/2008 tarih ve 44103 sayılı yazısı ile “fertlerin ve toplumun sağlığını korumak amacıyla ülkemizde hipnoz ve hipnoterapin bilimsel yöntemlerle yapılmasını, uygulama alanlarını, amaçlarını, kimler tarafından ve hangi sağlık kuruluşlarında uygulanabileceğine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla "Hipnoz ve Hipnoterapi Uygulaması Hakkında Yönetmelik Taslağı" üzerinde çalışmalar devam etmekte olduğundan Bakanlıkça bir değerlendirme yapılıncaya kadar “muayenehanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında hipnoz uygulaması yapıldığının tabela, kartvizit ile basılı ve elektronik ortam materyellerinde tanıtımın yapılmasının uygun olmadığı”duyurulmuştur.  Hipnoz Etik Kuralları Nelerdir?  (TPD HİPNOZ VE HİPNOTERAPİ UYGULAMA ETİK KURALLARI)*  * TPD Hipnoz ve Hipnoterapi Bilimsel Çalışma Bilimsel Çalışma Birimi tarafından hazırlanan taslaktan alınmıştır. Henüz resmiyet kazanmamıştır.  Hipnoz, üniversiteler ve eğitim hastanelerinde kurulacak “Hipnoterapi Eğitim ve Araştırma Merkezleri”nde kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili yeterli süre teorik ve pratik “Hipnoz ve Hipnoterapi Sertifika Eğitimi” almak koşulu ile ya da yurt dışından bu konuda sertifikası olanların sertifikalarının geçerliliği Sağlık Bakanlığınca onaylanması hâlinde; sadece hekim, diş hekimi ve klinik psikologlar tarafından ve sadece tedavi amacıyla yapılabilir. Uygulayıcılar hipnozu sadece kendi uzmanlık alanlarının sınırları içinde uygulayabilirler. Hipnoz bir eğlence aracı değildir ve kesinlikle gösteri amacıyla kullanılamaz. Televizyonda, sahnede veya topluluklar önünde bireysel veya toplu hipnoz uygulamaları yapılamaz. Kitle iletişim araçlarında, web sitelerinde, çeşitli amaçlarla hazırlanmış broşür veya kitaplarda, haber, tanıtım veya eğlence programı vb. hiçbir şekilde hipnoz uygulamalarına ait görüntü ya da fotoğraf yer alamaz. Hipnozu ya da hipnoz uygulayanları tanıtmak, hastalıkların tedavisindeki yeri ve önemini göstermek amacıyla bile olsa, hipnoz uygulamaları izleyici önünde yapılamaz. Hipnoz uygulayıcıları, reklam ve tanıtım yapamazlar. Yaptıkları uygulamaları tabelalarda belirtemezler. Hipnoz uygulayıcıları, kendilerini “hipnoterapist” olarak tanıtamaz, “hipnoterapist” sözcüğünü tabelada, kartvizitte, antetli kağıtta veya imzalarında kullanamazlar. Uygulayıcılar, hastanın başka bir uygulayıcının telkinlerini kabul etmeyeceği, başka bir uygulayıcının telkinlerinden yarar görmeyeceği şeklinde posthipnotik telkinler veremezler. Hipnoz uygulayıcıları, hastalarına kendi ekonomik, sosyal yarar veya çıkarları doğrultusunda telkinler veremezler
Hipnoz ve Regresyon Terapisi

Hayatın karmaşıklığı içinde, zaman zaman içsel yolculuklara ihtiyaç duyarız. Zihinsel ve duygusal dünyamızda gizli kalmış anılar, travmalar ve sorunlarla başa çıkmak için bazen sıradan terapi yöntemleri yetersiz kalabilir. İşte bu noktada, "Zaman Tünelindeki İyileşme" olarak adlandırabileceğimiz bir terapi türü devreye giriyor: Hipnoz ve Regresyon Terapisi.

Bu makalede, sizi geçmişin derinliklerine götürecek, duygusal yaralarınıza iyileşme fırsatları sunacak ve kişisel dönüşümünüzü destekleyecek bu olağanüstü terapi yöntemlerini keşfedeceksiniz. Hipnoz ve regresyon terapisinin, sadece psikolojik sorunlarla başa çıkmakla kalmayıp aynı zamanda içsel gücünüzü yeniden keşfetmenize yardımcı olabileceğini göreceksiniz. Şimdi, bu derinlemesine iyileşme yolculuğuna başlamak için ilk adımı atma zamanı geldi.

Hipnoz ve Regresyon Terapisi Nedir?

Hipnoz ve regresyon terapisi, zihinsel ve duygusal sağlık sorunlarıyla başa çıkmak için kullanılan özel bir terapi türüdür. Temel olarak, bu terapi, kişinin bilinçaltını keşfetmesine, geçmişteki olayları ve deneyimleri hatırlamasına yardımcı olur. İşte bu terapinin temel unsurları:


1. Hipnozun Temel İlkesi: Hipnoz, bir kişinin derin bir gevşeme durumuna girmesine izin veren ve bilinçaltını daha erişilebilir hale getiren bir yöntemdir. Bu durum, kişinin iç dünyasına daha derinlemesine inmesini ve gizli duygusal veya zihinsel sorunları ele almasını sağlar.


2. Regresyon Terapisinin Rolü: Regresyon terapisi, hipnoz altında geçmiş yaşantıları hatırlamayı ve yeniden deneyimlemeyi hedefler. Kişinin çocukluk dönemi, ergenlik veya yetişkinlikte yaşadığı önemli olayları keşfetmesine olanak tanır. Bu deneyimler, şu anki sorunların kökenini anlamak için kullanılır.


3. İyileşme Süreci: Hipnoz ve regresyon terapisi, kişinin duygusal yaralarını iyileştirmesine ve negatif inançları değiştirmesine yardımcı olabilir. Geçmişteki travmatik olayların etkilerini azaltmak ve kişinin daha sağlıklı düşünce ve davranış kalıpları geliştirmesine katkıda bulunur.


4. Kişisel Dönüşüm: Bu terapiler aynı zamanda kişisel dönüşümü teşvik eder. Kişi, kendi içsel güç kaynaklarını ve potansiyelini keşfeder. Özsaygı artar, özgüven gelişir ve yaşam kalitesi yükselir.


5. Uzman Rehberlik: Hipnoz ve regresyon terapisi, deneyimli bir terapist tarafından yönlendirilmelidir. Terapist, kişinin güvende hissetmesini ve terapi sürecini doğru şekilde yönlendirmesini sağlar.


Sonuç olarak, hipnoz ve regresyon terapisi, kişisel dönüşüm ve duygusal iyileşme için güçlü araçlar sunar. Her bireyin deneyimi farklı olabilir, bu nedenle uzman bir terapistle çalışmak önemlidir. Bu terapiler, geçmişin izlerini takip ederek şu anki sorunlara daha iyi bir anlayış sağlar ve kişinin daha sağlıklı bir yaşam tarzına ulaşmasına yardımcı olabilir. Psikolog Londra Terapi Platformu, bu terapileri deneyimli terapistlerle sunarak size destek olabilir.


Hipnoz ve Regresyon Terapisinin Avantajları Nelerdir?

Hayatın karmaşıklığında kaybolurken, içsel dünyamızın derinliklerindeki gizli hazineleri keşfetmek için kullanabileceğiniz bir anahtar olan hipnoz ve regresyon terapisi, sıradanın ötesindeki bir iyileşme deneyimi sunar. İşte bu özel terapi yöntemlerinin sahip olduğu etkileyici avantajlar:


1. Duygusal Özgürlük: Hipnoz ve regresyon terapisi, geçmişteki duygusal yaraları iyileştirme gücüne sahiptir. Bu terapiler, sizi geçmişin zincirlerinden kurtararak duygusal özgürlüğünüzü geri kazandırabilir.


2. İçsel Keşif: Kendi içsel dünyanıza yolculuk yapma fırsatı sunar. Hipnoz altında geçmiş anıları ve deneyimleri keşfederek, kendinizi daha iyi anlama ve geliştirme şansını elde edersiniz.


3. Anksiyete ve Fobi Üzerinde Kontrol: Anksiyete, korkular ve fobiler gibi zorlu durumlarla başa çıkmak için etkili bir yöntemdir. Terapi, bu negatif duygusal tepkileri azaltabilir ve kontrolünüzü geri kazanmanıza yardımcı olabilir.


4. Kendini İyileştirme Yeteneği: Hipnoz ve regresyon terapisi, içsel gücünüzü ve kaynaklarınızı açığa çıkarabilir. Kendinizi daha iyi hissetme ve olumlu değişiklikler yapma yeteneğinizi artırabilir.


5. Stres Azaltma ve Rahatlama: Günlük yaşamın getirdiği stres ve gerginlikle başa çıkmak için bu terapiler kullanılabilir. Derin gevşeme ve zihinsel rahatlama sağlayarak, stresin üstesinden gelmenize yardımcı olabilirler.


İşte hipnoz ve regresyon terapisinin sunduğu etkileyici avantajlar, sadece zihinsel ve duygusal sağlık sorunlarını ele almaktan çok daha fazlasını içerir. Bu terapiler, sizi içsel yolculuğunuza çıkarırken, daha sağlıklı, mutlu ve tatmin edici bir yaşamın anahtarlarını sunarlar. Geçmişin izlerini takip ederek şu anki sorunlarınıza daha iyi bir anlayış sağlamak ve kendinizi daha iyi hissetmek için bu terapilere göz atmalısınız.


Hipnoz ve Regresyon Terapisi: İçsel Yolculuğun Başlangıcı

Hayatın her aşamasında karşımıza çıkan engeller ve zorluklar, içsel dünyamızda derin izler bırakabilir. İşte bu izleri keşfetmek, iyileşmek ve kişisel dönüşümün kapılarını aralamak için hipnoz ve regresyon terapisi devreye giriyor. Ancak bu mucizevi terapiler nasıl işler?

1. Derinlemesine Gevşeme: Hipnoz ve regresyon terapisi, terapist eşliğinde derin bir gevşeme durumuna girmenizi sağlar. Bu durum, sadece fiziksel rahatlamanın ötesine geçerek zihinsel kapılarınızı açar.

2. Bilinçaltı İnme: Terapi oturumu sırasında, bilinçaltınıza inersiniz. Bu, şu ana kadar bilinçli olarak fark etmediğiniz düşüncelerin ve duyguların ortaya çıkmasına imkan tanır. Bilinçaltı, geçmiş deneyimlerin, anıların ve duygusal tepkilerin saklandığı yerdir.

3. Geçmişe Yolculuk: Geçmiş yaşantıları hatırlama süreci başlar. Hipnoz altında, geçmişte yaşadığınız olayları daha net bir şekilde hatırlayabilir ve bu deneyimleri yeniden deneyimleyebilirsiniz. Bu, geçmişteki duygusal yaraları iyileştirmenize yardımcı olur.

4. Terapist Rehberliği: Terapist, bu yolculuğunuzda size rehberlik eder. Deneyimli bir profesyonel, güvende hissetmenizi sağlar ve terapi sürecini doğru bir şekilde yönlendirir. Sizinle birlikte bu içsel yolculuğu paylaşır.

Psikolog Londra Terapi Platformu'nda Hipnoz ve Regresyon Terapisi: İçsel Dönüşüm Başlasın

Psikolog Londra Terapi Platformu, bu güçlü terapi yöntemlerini deneyimli ve özenli terapistlerle sunarak size destek olabilir. İçsel dünyanızı keşfetme ve daha sağlıklı bir yaşam tarzına doğru adım atma zamanı geldi.

Hipnoz ve regresyon terapisi, geçmişin izlerini takip ederek, duygusal iyileşme ve kişisel dönüşüm yolculuğunuza rehberlik eden güçlü araçlardır. Unutmayın ki bu terapiler, uzman bir terapist tarafından deneyimli bir rehberlik altında yapılmalıdır. Her bireyin deneyimi farklıdır, bu nedenle ihtiyacınıza en uygun terapi seçeneğini bulmak için profesyonel bir terapistle iletişime geçmek önemlidir. Hipnoz ve regresyon terapisiyle içsel keşif ve iyileşme yolculuğunuza şimdi başlayın.


Hipnoz;  Sadece tedavi amacıyla uygulanmaktadır. Uyku ya da uyanıklık hali değildir. Uyku ile uyanıklık arasındaki bilinç durumudur. Yoğun bir dikkat hali söz konusudur. Bilinçaltı, kişinin kendi isteği doğrultusunda telkin edilebilmeye açık haldedir. Hipnoterapi;  Tıbbi bir girişim niteliğinde uygulanmaktadır. Hipnoz edilmiş kişiye uygulanmaktadır. Hipnoz halindeki kişide oluşan dalgınlık ve konsantrasyon durumu kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bir uzman tarafından, dalgınlık ve konsantrasyon halindeki kişinin bilinç ve bilinçaltı unsurlarına yönelik gerçekleştirilen terapidir. Destekleyici niteliktedir. Hipnoz sırasında; bakış, söz, düşünce oldukça önemli bir role sahiptir. Hipnoterapist için ise bakış, bilinçaltına ulaşılabilmek ve manyetik etkileri kontrol altına alabilmek için uygulanan yöntemlerden biridir. Söz, hipnoterapistin hastanın bilinçaltı unsurlarına amaçlanan telkinleri gerçekleştirebilmesi için kullanılmaktadır. Düşünce ise, hastada gerekli çözülme ve etkileri sağlayabilmek amacını taşımaktadır. Hipnoz ile kişi rahatlamış, gevşemiş ancak her şeyin farkında ve bilincinde bir haldedir. Hipnoterapi, tam olarak dirençlere karşı gevşemiş ancak bilinç halinin sürdüğü bu halde, ilgili telkinler yoluyla kişinin tedavisinin gerçekleştirilmesidir.  Hipnoterapi Tedavisi Hipnoterapi Tedavisi; bakış, söz ve düşünce gibi unsurlar ile kişide oluşturulan, dirençlerin birçoğunun ortadan kalkmış olduğu dinlenme hali, yani hipnoz ile tedavi sürecinin ve tekniklerinin tümüdür. Özet bir tanım oluşturursak hipnoterapi, hipnoz yolu ile yapılan terapidir diyebilmekteyiz.  Hipnoterapi, İngiliz Tıp Birliği tarafından 1953, Amerikan Tıp Birliği tarafından ise 1958 yılında bir psikoterapi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Tıp dünyasında hipnoterapi, bir psikoterapi yöntemi olarak kabul edilmekte, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı onayınca tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır.  Hipnoterapi Nasıl Yapılır? Özellikle günümüz koşullarında sıkça karşılaşılan stres, fobi ve depresyon gibi durumlarda alternatif tıp yöntemi olarak hipnoterapi gittikçe yaygınlaşan bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.  Hipnoterapi yöntemi temel olarak üç bölümde gerçekleştirilmektedir. Bunları şu şekilde sıralayabilmekteyiz:  Transa girme; yani kişinin hipnotize olması aşamasıdır. Hipnoterapinin en zor aşamasıdır diyebiliriz. Transa girme aşamasında, kişi etrafında olup biten durumların farkındadır ancak uyku hali söz konusudur. Kişinin uyku ile uyanıklık arasındaki hali, transa girme halidir. Bu aşamadan itibaren kişi dirençlere karşı büyük ölçüde gevşemiş durumdadır. Kişiye gerekli telkinlerin verilmesi; hipnotize olmasının ardından kişinin bilinçaltına telkinler gönderilen aşamadır. Telkin, bilinçaltının aktif olduğu bir bilinçaltı çalışmasıdır. Bu aşamada bilinçaltına, kişinin kendi isteği doğrultusunda telkinler gerçekleştirilebilmektedir. Aktif haldeki bir bilinçaltı, geçmiş ve şimdiki zaman unsurlarından bağımsız olmamakta, geçmiş ve şimdiki zamanla birlikte işleyiş göstermektedir. Bilinçaltında bulunan unsurlar çeşitli sebeplerden dolayı izole edilmiş ve öğrenmeye kapatılmış unsurlardan oluşmaktadır. Bu unsurların aktif hale getirilmesi ile öğrenme ve çözülme sağlanabilmektedir. Örneğin yıllardır zayıflamaya çalışan ancak zayıflayamayan bir kişiye, hipnoterapi yoluyla kilo verebileceği düşüncesi gerçekleştirebileceği nitelikte verilebilmektedir. Bu noktada, bilinçaltına gönderilecek olan mesajların öneminin büyük olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Tabi bu öğretme ya da verme işlemi, ancak kişinin de bunu istemesi ile gerçekleşebilmektedir. Transtan çıkma; bilinçaltına ilgili ve gerekli mesajların gönderilmesinin ardından kişiye transtan çıkarma işlemi gerçekleştirilmektedir. Hipnoterapi sırasında kişinin zihin yapısı hipnoz olayını etkilemektedir. Bu bakımdan ruhsal çöküntü içerisinde olan ve bazı yeteneklerden yoksun kişilere hipnoterapi uygulanamamaktadır.  Hipnoterapi Ortalama Kaç Seans Sürmektedir? Hipnoterapinin etki alanı beyindir, dolayısıyla etkisi kalıcı olmaktadır. Bu bakımdan uygulanan telkinlere özellikle önem verilmesi gerekmektedir. Hipnoterapide özellikle ilk seanslar arasındaki sürenin uzun tutulmaması gerekmektedir.  Hipnoterapiye haftada 2-3 seans uygulanarak başlanması ve ilerleyen seanslarda bu zaman aralıklarının açılması, tedavinin daha etkili şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktadır.  Hipnoterapinin kaç seans halinde uygulanacağı temel olarak aşağıdaki durumlara bağlı olarak belirlenmektedir;  Çözülmesi amaçlanan sorun İçinde bulunulan ortamın ve çevrenin özellikleri Hipnoterapi sırasında terapistin yaklaşımı ve kullandığı telkinler Hipnoterapiyi uygulayan terapist ile güvenli ve olumlu ilişki kurulması Hipnoterapi uygulanan kişinin kişilik özellikleri Hipnoterapinin Yan Etkisi Var mıdır? Hipnoterapi seansı sırasında da sonrasında da herhangi bir tehlike söz konusu değildir. Hipnoterapi seansı sırasında ve sonrasında kişinin kan şekeri, kan basıncı, dolaşım ve solunum gibi hayati fonksiyonları biyolojik olarak olumsuz etkilenmemektedir.  Hipnoterapi Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir? hakkında bilgi almak isterseniz eğer ki; İlgili linke tıklayabilirsiniz.  Hipnoterapi işe yarıyor mu? Hipnoterapi işe yarayan bir yöntemdir. Hipnoterapiyi hem İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü hem de Amerikan Psikoloji Derneği acının tedavisinde standart bir prosedür olarak tanımlamaktadır.  Hipnoterapi ile neler tedavi edilir? Hipnoz kimlere uygulanmaz? Hipnoterapi kim yapar? Hipnoz olayı gerçek mi? Hipnoz depresyona iyi gelir mi? Hipnoterapi ortalama olarak kaç seans sürer?
Londra Hipnoterapi



16 görüntüleme0 yorum
bottom of page